• Haberler
  • Ekonomi
  • Jeopolitik şokların gölgesinde yeni yol haritası: 2027-2029 OVP analizi

Jeopolitik şokların gölgesinde yeni yol haritası: 2027-2029 OVP analizi

Küresel jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve sıkı finansal koşulların gölgesinde hazırlanan 2027-2029 OVP, Türkiye ekonomisi için üç yıllık yol haritasını ortaya koyuyor. Program dezenflasyon ve mali disiplinin yanı sıra büyüme, sanayi politikaları, yeşil-dijital dönüşüm ve finansal istikrar başlıklarında iddialı hedefler içeriyor.

 ZEHRA AKKUŞ

(AKAJANS) - eopolitik gerilimlerin enerji fiyatları ve küresel ticaret üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde, ekonominin 2027-2029 dönemine ilişkin yol haritasını açıklandı.

Yeni Orta Vadeli Program'da (OVP) dezenflasyonun sürdürülmesi, mali disiplinin korunması ve büyümenin kademeli olarak hızlandırılması hedefleniyor. Program kapsamında büyümenin 2026'da yüzde 3,3, 2027'de yüzde 4,2, 2028'de yüzde 4,6 ve 2029'da yüzde 5 olması öngörülüyor.

Ağustos 2026'da yüzde 31,51 olan yıllık tüketici enflasyonunun yıl sonunda yüzde 28,4'e indirilmesi hedeflenirken, ekonominin dış finansman ihtiyacını gösteren cari açığın 2026'da GSYH'nin yüzde 2,6'sı seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Program, Türkiye ekonomisinin küresel enerji şokları ve yüksek jeopolitik risklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde devreye giriyor.

Küresel ekonomi savaş ve enerji şokuyla yavaşlıyor

OVP'de küresel ekonominin büyüme hızındaki kaybın temel nedenleri arasında jeopolitik riskler ve korumacı ticaret politikaları gösteriliyor.

IMF tahminlerine göre dünya ekonomisinin 2025'te yüzde 3,5 büyüdükten sonra 2026'da yüzde 3'e yavaşlaması, 2027'de ise yüzde 3,4'e toparlanması bekleniyor.

Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ise enflasyon görünümündeki temel risklerden biri olmaya devam ediyor. 2026'da petrol fiyatlarının yüzde 31,8, enerji dışı emtia fiyatlarının yüzde 18,6 artması bekleniyor.

ECB'nin 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırması ve Fed'in faizleri yüksek seviyelerde tutma kararı da küresel finansman koşullarının sıkı kalacağına işaret ediyor.

Türkiye'de büyüme yüzde 3,3'e yavaşlayacak

Türkiye ekonomisi 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdü.

Sıkı finansal koşullar ve dış talepteki zayıflamanın etkisiyle yıl genelinde büyümenin yüzde 3,3 olması bekleniyor.

Hükümet, büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e yükselmesini hedefliyor.

Programdaki büyüme stratejisi; yatırım, üretim kapasitesi, verimlilik ve rekabet gücünün artırılması üzerine kuruluyor.

Enflasyonda hedef yüzde 28,4

Ağustos ayında yıllık TÜFE yüzde 31,51'e yükseldi. OVP'de yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak belirlendi.

Küresel petrol fiyatlarındaki artışın akaryakıt fiyatları üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla Mart 2026'da eşel mobil sistemi uygulanmaya başlandı.

Programda para, maliye ve gelirler politikalarının eşgüdümüyle dezenflasyon sürecinin sürdürülmesi öngörülüyor.

KKM sona erdi, TL mevduatın payı yüzde 61,5

Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) çıkış süreci tamamlandı. Yeni hesap açılışları ve yenileme işlemleri sonlandırılarak uygulama tamamen sona erdirildi.

Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 61,5'e yükseldi.

TCMB rezervleri 28 Ağustos 2026 itibarıyla 188,2 milyar dolara ulaşırken, Türkiye'nin kredi risk primi (CDS) 220 baz puanın altında seyrediyor.

Rezervlerdeki artış ve CDS'teki gerileme, küresel ve bölgesel risklerin yükseldiği bir dönemde finansal göstergelerdeki iyileşmenin sürdüğünü gösteriyor.

Cari açık 47,5 milyar dolar bekleniyor

Enerji maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle 2026 yılı cari işlemler açığının GSYH'nin yüzde 2,6'sına, başka bir ifadeyle 47,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Altın ve enerji hariç cari dengenin ise GSYH'nin yüzde 1,2'si oranında fazla vermesi öngörülüyor.

Bütçe açığında hedef yüzde 3,1

Deprem harcamalarının azalması ve mali disiplinin etkisiyle merkezi yönetim bütçe açığının 2026'da GSYH'nin yüzde 3,1'i seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Deprem harcamaları hariç bütçe açığının GSYH'ye oranı ise yüzde 2,3 olarak öngörülüyor.

Program döneminde kamu maliyesinde açığın azaltılması ve mali duruşun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Yüksek teknoloji yatırımlarına öncelik

Hükümet, büyüme hedefini desteklemek için yüksek teknoloji yatırımlarını öncelikli alanlardan biri olarak belirledi.

HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) ve Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında yapay zekâ, yarı iletkenler, biyoteknoloji, batarya ve yeni nesil ulaşım teknolojilerine yönelik yatırımlar desteklenecek.

Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ'lerin dönüşümü ve istihdamın korunması için KOSGEB İstihdamı Koruma Destek Programı gibi desteklerin kapsamı genişletilecek.

Yeşil ve dijital dönüşüm

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin (TR ETS), Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile uyumunun güçlendirilmesi planlanıyor.

Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) kapsamında yerli yapay zekâ üretim kapasitesinin artırılması ve Türkçe büyük dil modellerinin geliştirilmesi desteklenecek.

Makroekonomik göstergeler

Gösterge20252026 (Tahmin)2027 (OVP)2028 (OVP)2029 (OVP)
GSYH Büyümesi (%)3,73,34,24,65,0
Enflasyon (TÜFE yıl sonu, %)30,928,4---
İşsizlik Oranı (%)8,38,1---
Cari Açık / GSYH (%)-1,9-2,6---
Bütçe Açığı / GSYH (%)-2,9-3,1---

Yeni OVP, Türkiye ekonomisinin önündeki üç yıllık dönemde büyümeyi yeniden hızlandırırken enflasyonu aşağı çekme ve kamu maliyesindeki disiplini koruma hedefini ortaya koyuyor. Programın başarısı ise enerji fiyatları, küresel finansman koşulları ve dış talep başta olmak üzere Türkiye'nin kontrolü dışındaki gelişmelerin seyrine de bağlı olacak.

Bakmadan Geçme

Akajans - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!